Tarihi ve Turistik Yerler

Muğla’nın Tarihi ve Turistik Yerleri

Türkiye’nin güneybatısında yer alan ve Ege Bölgesi‘nin bir parçası olan Muğla, zengin tarihinin yanı sıra doğal güzellikleri ve turistik cazibe merkezleri ile ünlüdür. Yazımızda, Muğla’nın tarihi ve turistik yerlerini keşfedeceğiz. Antik çağlardan bu yana birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan Muğla, bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Karya, Lidya, Persler, İskender, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlılar gibi önemli medeniyetler bulunmaktadır.

Türkiye’nin kalabalık şehirlerinden biri olan Muğla, 2022 yılının nüfus sayımında 1.048.000 kişi ile 24. sırada yer almaktadır. Ayrıca Türkiye’nin en gözde turizm yerleri olan Ortaca, Dalaman, Köyceğiz, Fethiye, Marmaris, Milas, Datça ve Bodrum gibi tatil yerleri ile ismini çokça duyurmaktadır.

Adana’nın Tarihi ve Turistik Yerlerini inceleyebilirsiniz…

knidos-antik-kenti
Knidos Antik Kenti

Knidos Antik Kenti, Muğla’nın Datça ilçesinde yer almaktadır. Datça’nın merkezine 1.5 km uzaklıkta yer alan bu antik kent Burgaz Mevkiinde kurulmuş sonrasında ise Tekir Burnu üzerine taşınmıştır. Knidos Antik Kenti ortalama 4 km’ye yaklaşan surlarla çevrilmiş olup geniş bir alanı kaplamaktadır.

Antik dönemde önemli bir ticaret merkezi olan Knidos Antik Kenti, bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. MÖ 4. yüzyılda Karya kenti olarak kurulmuş, Persler, İskender, Romalılar ve Bizanslılar gibi bir çok medeniyetin kontrolü altında kalmıştır. Knidos Antik Kenti astronomi ve matematikçi Eudoksos, doktor Euryphon, ressam Polygnotos ve İskenderiye Feneri’nin mimarı Sostratos gibi bir çok ünlü bilim insanına ev sahipliği yapmıştır.  

Knidos Antik Kentinde yüzmek için 35 km uzaklıktaki Knidos plajına gitmeniz yeterlidir. Yaklaşık olarak 3 bin yıllık bir geçmişe sahip olan Knidos Antik Kentinin terk edilme nedeni yeteri kadar su kaynağının olmaması ve yaşanan depremlerdir. Antik kentin içerisinde Knidos Tiyatrosu, Aphrodite Tapınağı ve Knidos Agorası yer almaktadır. Knidos Antik Kentinin giriş ücreti 25 TL olup dilerseniz Müze Kart kullanabilirsiniz ayrıca otopark ücretsizdir.

Knidos Antik Kentini ziyaret etmek için en uygun zamanı ilkbahar ve sonbahar aylarıdır. Bu aylarda havanın serin olmasından dolayı ziyaretçiler rahat bir şekilde gezebilirler.

  • Eski Datça

eski-datca
Eski Datça

Eski Datça, Türkiye’nin güneybatısında, Muğla ilinin Datça ilçesinde yer almaktadır. Bölge, antik çağlardan bu yana önemli bir yerleşim yeri olmuş ve birçok uygarlık tarafından etkilenmiştir. Eski Datça, Datça ilçesi merkezine 3 kilometre mesafede yer almaktadır. Datça yarımadasının en eski yerleşim yerlerinden biridir.

Eski Datça’nın tarihi, antik çağlara kadar uzanmaktadır. Bölge, Karya uygarlığı tarafından ele geçirildi ve MÖ 4. yüzyılda Pers İmparatorluğu’nun bir parçası haline geldi. Daha sonra bölge, İskender’in seferleri sırasında Makedonya Krallığı’nın kontrolüne girdi. Roma İmparatorluğu döneminde, bölge önemli bir ticaret merkezi haline geldi. Bizans İmparatorluğu döneminde ise bölgede pek çok kilise ve manastır inşa edildi. Son olarak, Osmanlı İmparatorluğu döneminde bölgeye birçok cami ve hamam inşa edildi.

Eski Datça, geleneksel Türk mimarisine uygun bir şekilde inşa edilmiştir. Bölgedeki evler ve yapılar, taş ve ahşap malzemeler kullanılarak yapılmıştır. Yüksek duvarlarla çevrili avluları ve geniş bahçeleri bulunan evler, birçok kültürel etkinlik ve düğünler için kullanılmaktadır. Bölgedeki tarihi yapılar arasında, Eski Datça Kalesi, Eski Cami, Fatma Hatun Camii, Beşikçiler Camii, Taş Mektep ve Taş Yalı gibi yapılar bulunmaktadır.

Eski Datça, tarihi ve kültürel zenginlikleri ile önemli bir turistik bölgedir. Bölgedeki tarihi yapılar, turistlerin ilgisini çekmektedir ve bölgenin tarihi dokusunu koruması açısından önemlidir. Ayrıca, bölgedeki geleneksel el sanatları da turistlerin ilgisini çekmektedir.

Eski Datça’da gezebileceğiniz bir kaç yeri sizler için sıraladık.

Tarihi Yapıları Keşfedin: Eski Datça’da birçok tarihi yapı bulunmaktadır. Eski Datça Kalesi, Eski Cami, Fatma Hatun Camii, Beşikçiler Camii, Taş Mektep ve Taş Yalı gibi yapıları ziyaret ederek bölgenin tarihi dokusunu keşfedebilirsiniz.

Geleneksel El Sanatlarına İlgiliyseniz: Eski Datça, geleneksel Türk el sanatlarına ev sahipliği yapmaktadır. Bölgedeki el sanatları atölyelerini ziyaret ederek, el yapımı hediyelik eşyalar alabilirsiniz.

Doğa Yürüyüşleri: Eski Datça, doğal güzellikleri ile de ünlüdür. Bölgede birçok yürüyüş parkuru bulunmaktadır. Bu parkurlarda yürüyüş yaparak, bölgenin doğal güzelliklerini keşfedebilirsiniz.

Deniz ve Plaj Keyfi: Eski Datça, güzel plajları ile de ünlüdür. Bölgede birçok plaj bulunmaktadır. Bu plajlarda denize girebilir, güneşlenebilir ve huzurlu bir tatil geçirebilirsiniz.

Lezzetli Yemeklerin Tadına Bakın: Eski Datça, geleneksel Türk mutfağına özgü yemekleri ile de ünlüdür. Bölgedeki restoranlarda geleneksel yemekleri tadabilir ve lezzetli bir yemek deneyimi yaşayabilirsiniz.

Sonuç olarak, Eski Datça, tarihi ve kültürel zenginlikleri, doğal güzellikleri, geleneksel el sanatları ve lezzetli yemekleri ile turistler için önemli bir destinasyondur. Eğer siz de tatil planınızda Eski Datça’yı düşünüyorsanız, yukarıdaki aktiviteleri yaparak unutulmaz bir tatil geçirebilirsiniz.

  • Kaunos Antik Kenti

kaunos-antik-kenti
Kaunos Antik Kenti

Kaunos Antik Kenti, Muğla ilinin Dalyan ilçesi sınırları içinde yer alan tarihi bir yerleşim yeridir. Dalyan Nehri’nin hemen yanında bulunan bu antik kent, hem tarihi hem de doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunar.

Kaunos Antik Kenti’nin tarihi, MÖ 10. yüzyıla kadar uzanır. Lidyalılar, Persler ve Romalılar tarafından yönetilmiş olan bu antik kent, Likya Birliği’ne bağlıydı. MS 7. yüzyılda ise kent, Arapların istilasına uğradı ve terk edildi. Kaunos Antik Kenti, 1966 yılında keşfedilene kadar unutulmuş kalmıştı.

Kaunos Antik Kenti’nin en önemli özelliklerinden biri, Akropol Tepesi’deki kalıntılardır. Bu kalıntılar arasında Athena Tapınağı, Hamam, Agora, Nekropol ve Roma Dönemi Tiyatrosu bulunmaktadır. Ayrıca kent surları, su kemerleri, nehir kenarındaki limanı ve tiyatro da antik kentin diğer önemli kalıntıları arasındadır. Kaunos Antik Kenti aynı zamanda, dünyanın en önemli sulak alanlarından biri olan Dalyan Deltası’nın da içinde yer alır. Dalyan Deltası, türler açısından oldukça zengin bir bölgedir. Burada Caretta Caretta deniz kaplumbağaları, Akdeniz fokları, yunuslar ve nadir kuş türleri gibi birçok farklı canlıya rastlamak mümkündür.

Kaunos Antik Kenti’ni ziyaret etmek için en uygun zaman, bahar ve sonbahar aylarıdır. Yaz aylarında, sıcaklık ve nem seviyesi oldukça yüksek olabilir. Antik kent ziyaret edilirken rahat ve sağlam bir ayakkabı tercih edilmesi önemlidir. Ayrıca, kentteki tarihi yapıların korunması için ziyaretçilerin dikkatli olması gerekmektedir. Sonuç olarak, Kaunos Antik Kenti, tarihi ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunan önemli bir turistik destinasyondur. Dalyan Deltası’na ev sahipliği yapmasıyla da doğa tutkunları için özellikle cazip hale gelmektedir.

  • Zeus Karios Tapınağı

zeus-karios-tapinagi
Zeus Karios Tapınağı

Zeus Karios Tapınağı, Muğla’nın Milas ilçesi sınırları içinde yer alan antik bir tapınaktır. Antik Yunanistan dönemine ait olan bu tapınak, Zeus’a adanmıştı ve çevredeki köylerden gelen halkın en önemli ibadet merkezlerinden biriydi.

Zeus Karios Tapınağı, Milas’ın kuzeydoğusunda, Büyük Menderes Nehri’nin kıyısında yer almaktadır. Tapınağın inşaatına MÖ 4. yüzyılda başlandığı düşünülmektedir. Ancak, tapınağın tamamlanması yaklaşık yüz yıl sürmüştür. Tapınak, Roma Dönemi’nde de kullanılmıştır ve M.S. 5. yüzyılda Hristiyanlık’ın yayılmasıyla terk edilmiştir.

Zeus Karios Tapınağı, Milas’ın tarihi ve kültürel mirasları arasında önemli bir yere sahiptir. Tapınağın en belirgin özelliği, birçok sütununun hala ayakta olmasıdır. Tapınağın sütunları, Dor düzeninde yapılmıştır ve korint düzeninde yapılmış olan başlıklarla süslenmiştir. Tapınağın mimari tarzı, antik dönemdeki diğer önemli tapınaklarla benzerlik gösterir. Zeus Karios Tapınağı’nın bazı özellikleri arasında tapınağın ön cephesinde yer alan devasa kapılar, iç avlusu ve ana bölmesi bulunmaktadır. Tapınağın içinde, MÖ 4. yüzyıldan kalma heykeller ve yazıtlar da bulunmaktadır.

Zeus Karios Tapınağı, Milas’a yaklaşık 5 kilometre mesafede yer almaktadır. Ziyaretçilerin tapınağı ziyaret ederken rahat giysiler tercih etmeleri önerilir. Ayrıca, tapınağı ziyaret ederken rahat ve sağlam bir ayakkabı giymek de önemlidir. Tapınak, tarihi ve kültürel önemi nedeniyle ziyaretçiler tarafından oldukça ilgi görmektedir. Sonuç olarak, Zeus Karios Tapınağı, antik Yunanistan dönemine ait önemli bir tapınak olarak Milas’ın tarihi ve kültürel mirasları arasında yer almaktadır. Tapınağın mimari özellikleri ve tarihi değeri, ziyaretçilerin dikkatini çekmektedir.

  • Amos Antik Kenti

amos-antik-kenti
Amos Antik Kenti

Amos Antik Kenti, Muğla’nın Marmaris ilçesi sınırları içinde yer alan antik bir kenttir. Antik Yunanistan dönemine ait olan bu kent, bölgedeki en önemli liman kentlerinden biriydi. Tarihi ve kültürel açıdan önemli bir yere sahip olan Amos Antik Kenti, günümüzde ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir.

Amos Antik Kenti’nin tarihi MÖ 7. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Antik dönemde, Amos, önemli bir liman kenti olarak bilinmekteydi ve Marmaris Körfezi’nin güneydoğu kıyısında yer almaktaydı. Kent, Pers İmparatorluğu’nun hakimiyeti altına girdikten sonra, daha sonra Büyük İskender’in egemenliği altına girmiştir. Roma İmparatorluğu döneminde ise Amos, önemini yitirmiştir.

Amos Antik Kenti’nin en önemli özelliği, kentin antik tiyatrosudur. Tiyatro, MÖ 2. yüzyılda inşa edilmiştir ve 7 bin kişilik kapasiteye sahiptir. Tiyatro, sadece antik Yunanistan dönemi oyunları için değil, aynı zamanda Roma dönemi gladyatör dövüşleri ve çeşitli etkinlikler için de kullanılmıştır. Tiyatro dışında, kentteki diğer önemli kalıntılar arasında antik sarnıçlar, tapınaklar ve şehir surları bulunmaktadır.

Amos Antik Kenti, Marmaris merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. Ziyaretçilerin kenti ziyaret ederken rahat giysiler tercih etmeleri önerilir. Ayrıca, kenti ziyaret ederken rahat ve sağlam bir ayakkabı giymek de önemlidir. Kent, tarihi ve kültürel önemi nedeniyle ziyaretçiler tarafından oldukça ilgi görmektedir.

Sonuç olarak, Amos Antik Kenti, antik Yunanistan dönemine ait önemli bir liman kenti olarak tarihi ve kültürel açıdan önemli bir yere sahiptir. Kentteki antik tiyatro ve diğer kalıntılar, ziyaretçilerin dikkatini çekmektedir. Eğer yolunuz Muğla’ya düşerse, Amos Antik Kenti’ni ziyaret ederek, antik dönemin izlerini keşfetmenizi öneririm.

  • Amintas Kaya Mezarları

amintas-kaya-mezarlari
Amintas Kaya Mezarları

Amintas Kaya Mezarları, Muğla’nın Fethiye ilçesi yakınlarında yer alan tarihi mezar yapısıdır. İlginç ve gizemli görüntüsü ile ziyaretçilerin ilgisini çeken bu mezarlar, antik döneme ait önemli kalıntılar arasındadır.

Amintas Kaya Mezarları, antik Lycia uygarlığına ait olan bir yapıdır ve MÖ 4. yüzyıla tarihlenmektedir. Mezarlar, Lycia’nın önemli krallarından biri olan Amintas’a aittir. Amintas, Lycia’nın Kralı olarak hüküm sürmüş ve Mezopotamya’daki Pers İmparatorluğu’na karşı mücadele vermiştir. Mezarlar, Amintas ve ailesinin gömüldüğü mezarlık alanı olarak kullanılmıştır.

Amintas Kaya Mezarları, 3 farklı yapıdan oluşmaktadır. En büyük yapı, Lycia mimarisinin en güzel örneklerinden biri olarak kabul edilen harika bir tapınaktır. Tapınağın içinde, Amintas’ın mezarı yer almaktadır. Tapınağın dışında ise 2 adet lahit mezarı bulunmaktadır. Bu lahitlerin biri, Lycia mimarisinin özelliklerini yansıtan kabartmalarla süslenmiştir.

Amintas Kaya Mezarları, kayalara oyulmuş olduğu için oldukça ilginç bir görüntüye sahiptir. Mezarlar, Lycia’nın ünlü kaya mezarlarından biri olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, mezarların çevresinde yer alan manzara da oldukça etkileyicidir.

Amintas Kaya Mezarları, Fethiye merkezine yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. Ziyaretçiler, mezarları ziyaret ederken rahat giysiler tercih etmeli ve rahat ayakkabılar giymelidir. Ayrıca, mezarların çevresinde yürümek oldukça zorlu olabilir, bu nedenle ziyaretçilerin yürüyüş için hazırlıklı olmaları önerilir.

Sonuç olarak, Amintas Kaya Mezarları, antik Lycia uygarlığına ait önemli bir yapıdır ve tarihi ve kültürel açıdan büyük bir öneme sahiptir. Mezarların kayalara oyulmuş olması, ilginç ve gizemli bir görüntü sunmaktadır. Eğer yolunuz Fethiye’ye düşerse, Amintas Kaya Mezarlarını ziyaret edebilirsiniz.

  • Bodrum Antik Tiyatro

bodrum-antik-tiyatro
Bodrum Antik Tiyatro

Bodrum Antik Tiyatro, antik dönemde Bodrum’da yer alan, 13.000 kişilik bir kapasiteye sahip olan bir Roma tiyatrosudur. M.S. 2. yüzyılda inşa edilmiştir ve özellikle Helenistik ve Roma dönemi tiyatro mimarisinin önemli bir örneğidir.

Bodrum Antik Tiyatro, Türkiye’nin Muğla ilinde, Bodrum Yarımadası’nın güneybatısında, Bodrum kentinin kalbinde yer almaktadır. Tiyatro, Bodrum Kalesi’nin hemen yanında, şehir merkezine yakın bir konumdadır.

Bodrum Antik Tiyatro, klasik tiyatro mimarisinin önemli bir örneğidir. Tiyatro, yaklaşık 13.000 kişilik bir kapasiteye sahip olup, 3 bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm, orkestra olarak bilinen açık bir alandır. İkinci bölüm, koro ve oyuncular için ayrılmıştır. Üçüncü bölüm, izleyiciler için ayrılmıştır ve oturma yerleri yarı daire şeklindedir.

Tiyatro, ziyaretçilerin bugün bile hayranlıkla izlediği etkileyici bir mimariye sahiptir. Tiyatronun ön cephesi, beş bölmeden oluşan bir portikten oluşur. Tiyatronun merkezinde, 20 metre yüksekliğinde bir sahne bulunur ve sahnenin arkasında, tiyatroyu çevreleyen tepeye doğru yükselen bir oda tiyatrosu vardır.

Bodrum Antik Tiyatro, M.S. 2. yüzyılda inşa edilmiştir. Roma dönemi mimarisinin etkisini taşır. Antik tiyatro, Helenistik ve Roma dönemi tiyatro mimarisi arasındaki geçiş dönemi mimarisi olarak kabul edilir. Bodrum Antik Tiyatro, M.S. 2. yüzyılda, Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilmiştir. Tiyatronun tasarımı hakkında çok fazla bilgi yok, ancak mimarının ismi bilinmiyor.

  • Bodrum Kalesi ve Sualtı Arkeoloji Müzesi

bodrum-kalesi-ve-sualti-arkeoloji-muzesi
Bodrum Kalesi ve Sualtı Arkeoloji Müzesi

Bodrum Kalesi, Türkiye’nin Bodrum ilçesinde yer alan tarihi bir kale ve müze kompleksidir. Antik çağda Halikarnasos olarak bilinen bölgede, M.Ö. 1400’lü yıllarda inşa edilmiştir. Tarihi boyunca birçok uygarlığın elinde kalmıştır. Persler, Makedonyalılar, Rhodoslu Şövalyeler, Osmanlı İmparatorluğu ve İtalyanlar kaleyi kullanmıştır. Günümüzde ise Bodrum Kalesi, turistlerin ziyaret ettiği önemli bir turistik yerdir.

Bodrum Kalesi’nin içinde Sualtı Arkeoloji Müzesi ve Bodrum Kalesi Müzesi bulunmaktadır. Sualtı Arkeoloji Müzesi, Türkiye’nin en önemli müzelerinden biridir. Müzede, M.Ö. 3000’lere kadar uzanan tarihi dönemlere ait batıklardan çıkarılan eserler sergilenmektedir. Bronz heykeller, seramikler, cam objeler, altın ve gümüş mücevherler, amforalar ve diğer antik eserler gibi birçok değerli eser müzede yer almaktadır.

Bodrum Kalesi Müzesi ise Bodrum Kalesi’nin içinde yer alan ve kale tarihi hakkında bilgi veren bir müzedir. Müze, kale tarihi hakkında bilgi veren sergiler ile Bodrum Kalesi’nin restore edilmiş odalarını da ziyaretçilere açmaktadır.

Bodrum Kalesi ve Sualtı Arkeoloji Müzesi, turistlerin Bodrum’da mutlaka ziyaret etmeleri gereken önemli turistik yerlerden biridir. Hem kale tarihi hem de su altında keşfedilen antik eserlerin yer aldığı müzeler, ziyaretçilere ilginç ve etkileyici bir deneyim sunmaktadır.

  • Kayaköy

kayakoy
Kayaköy

Muğla’nın Fethiye ilçesi sınırları içinde bulunan Kayaköy, tarihi ve kültürel mirasıyla ünlü bir bölgedir. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde, 1923 yılında imzalanan Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi anlaşması sonrasında, bölgede yaşayan yaklaşık 6.500 Rum vatandaşı Yunanistan’a göç etmiştir. Bu nedenle, Kayaköy’deki tarihi evler ve kiliseler terk edilmiş durumdadır.

Kayaköy, zaman içinde yavaşça harap olmuş olsa da, tarihi dokusunu koruyan bir bölge olarak günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Kayaköy’ün en dikkat çekici özelliklerinden biri, mimari yapısıdır. Kayaköy’deki evler ve kiliseler, Yunan mimarisinin örneklerini yansıtmaktadır. Bu nedenle, bölge tarihi ve mimari açıdan önemli bir yerdir.

Kayaköy, aynı zamanda turistik açıdan da önemli bir bölgedir. Kayaköy, doğal güzellikleri, tarihi yapısı ve sessizliği ile ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunmaktadır. Kayaköy’deki evler, kiliseler ve sokaklar, birçok turist tarafından keşfedilmeyi bekleyen tarihi bir hazine gibidir.

Kayaköy, Fethiye merkeze yaklaşık 8 km uzaklıktadır ve her yıl binlerce turist tarafından ziyaret edilmektedir. Kayaköy’ü ziyaret etmek için en uygun zaman, yaz aylarıdır. Yaz aylarında, Kayaköy’ün güzel doğası ve tarihi dokusu ziyaretçilerine keyifli bir tatil imkanı sunmaktadır.

Sonuç olarak, Kayaköy, Türkiye’nin tarihi ve kültürel mirası açısından önemli bir bölgedir. Bu bölge, doğal güzellikleri ve tarihi yapısıyla turistler tarafından sıklıkla ziyaret edilmektedir. Kayaköy, sessizliği ve doğal güzelliğiyle, ziyaretçilerine unutulmaz bir tatil deneyimi sunmaktadır.

  • Ölüdeniz

oludeniz
Ölüdeniz

Ölüdeniz, Muğla ilinin Fethiye ilçesinde yer alan popüler bir tatil beldesidir. Adından da anlaşılacağı gibi Ölüdeniz’in özelliği durgun göl olmasıdır. Kış mevsiminde etrafında bulunan sahillerde dalgalar oluşsa bile Ölüdeniz sakin bir durumdadır. Kendisini sürekli yenilediği için suyun tertemiz bir görüntüsü vardır.

Ölüdeniz, Türkiye’de ve dünyada oldukça popüler bir bölge olup sahile giriş ücretsizdir. Fethiye merkeze 13 km, Hisarönüne 4 km ve Çalış Plajı’na 18 km uzaklıkta yer almaktadır.

Günümüzde, Ölüdeniz, turistler için sıcak bir tatil yeri olarak biliniyor. Bu bölge, turistlerin en sevdiği yerlerden biri olduğu için, birçok turistik aktivite ve konaklama seçenekleri sunuyor. Özellikle, Ölüdeniz’in en ünlü özelliği, dünyanın en güzel plajlarından biri olarak kabul edilen Belcekız Plajı’dır. Bu plaj, berrak turkuaz rengiyle ünlüdür ve yüzmenin keyfini çıkarmak isteyen turistlerin favori yerlerinden biridir.

Ölüdeniz, yamaç paraşütü yapmak isteyenler için de popüler bir yerdir. Babadağ, yüksekliği 1.969 metre olan etkileyici bir dağdır ve Ölüdeniz’in üstünde yer almaktadır. Yamaç paraşütü, Babadağ’ın tepesinden başlayarak, muhteşem bir manzara eşliğinde Ölüdeniz’in üstünden aşağıya doğru süzülmek demektir. Bu aktivite, adrenalini yüksek bir macera arayan turistler için harika bir seçenektir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu