Nerede - Nasıl Gidilir

Emirgan Korusu Nerede? Nasıl Gidilir? Giriş Ücreti

Emirgan Korusu, baharın en güzel göründüğü yerlerden biri… Muhteşem doğa ve deniz manzarasıyla, İstanbul’un nefes aldığı Emirgan Korusu, tam anlamıyla bir huzur yeri.

Sarıyer Emirgan Korusu, yeşillikler içinde kahvaltı yapmak ve Boğaz manzarası eşliğinde yemek yiyebilmek için mükemmel bir yer.

Her mevsim güzel ama en çok Lale Festivali ile tanınır. Tarihi konakları, yemyeşil çiçekleri ve temiz havasıyla şehrin en iyi kaçış noktalarından biri.

Bu açık havalı ve hayat veren koru, Lale Festivali sayesinde adını tüm dünyaya duyurdu. İstanbul bizi kalabalık ve trafikle boğuyor ama biz bunu böyle korularla, parklarla telafi etmeyi de biliyoruz…

Emirgan Korusu size Sarıyer ilçesinde unutulmaz bir gün yaşatmak için hazır, fazla beklemeyin. Sizi çiçeklerin, yeşilliklerin ve manzaranın tadını çıkarabileceğiniz bir yere götüreyim. İşte Emirgan Korusu Gezi Rehberi… İyi seyirler!

Babadağ Teleferik Ulaşım ve Gezi Rehberini inceleyebilirsiniz…

Emirgan Korusu Hakkında Bilgi

Cemre düştüğünde ve Mart bittiğinde ve insanlar kapıdan göründüğünde, nisan ayıdır ve mevsim lale mevsimidir. Zaman milyonlarca lale ile bezenmiştir. “Bahar geldi, doğada bayramlar var!

Koru yaklaşık 472.000 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır. Burası geniş, devasa bir yer. Temiz havada mutlu olmak isteyenlerin, yorgunluğunu atmak isteyenlerin, kafa dinlemek isteyenlerin ilgisini çekecek.

Özellikle gelin ve damatların açık hava çekimleri için tercih ettiği koru, ilkbahar ve yaz aylarında İstanbulluların en gözde dinlenme yerlerinden biri. Ayrıca Emirgan Korusu; dizi, film ve katalog çekimleri için açık hava mekânı olarak kullanılmıştır. Birçok insan buraya fotoğraf çekmek için geliyor.

Burası Rumeli yakasında yemyeşil bir zümrüt gibi parlıyor… Nisan ayında İstanbul’un birçok yeri Lale Şenlikleri’ne ev sahipliği yapıyor. Gülhane Parkı da bunlardan biri. Ancak festivalin en iyileri Emirgan Korusu’nda bulunmaktadır.

Şehrin koşuşturmacasından, kaosundan kaçmak ve doğanın içinde dinlenmek istiyorsanız burası tam yeri. Boğaz manzarası ile doğa manzarasını bir araya getiren bu koru, kendinizi çok enerjik hissetmenizi sağlayacak!

Konağa birkaç yerden giriş yapma imkânınız var. En kolay giriş; Sakıp Sabancı Müzesi’nin sonunda, Mehtap Kafe’nin yanındadır.

Laleler, erguvanlar ve 100 yıllık ağaçlarla çevrili Emirgan Korusu tam bir harikalar diyarı. Nergis çiçekleri bu muhteşem manzarayı süsleyen ana detaylardan biridir.

Burada beyaz pembe ile karışır ve sarı mor ile karışır. Canlı olan büyüleyici çiçek kokusuyla gözleriniz bayılacağından emin olabilirsiniz.

Lalelerle çevrili, doğa ve tarihi harmanlayan bir konakta zamanda geriye gidin. Boğaz’ın eşsiz güzelliğine kendinizi bırakın. Bu güzellikleri görmek tabiri caizse sizi suskun bırakacaktır. Daha önce burada bulunduysanız, haklı olduğunuzdan eminiz.

Çok kalabalık olmasına rağmen Koru’nun en güzel yeri Meydan İstanbul. Ortadaki göl ve içindeki ördekler sizi alıp götürecek!

Yeşilçam filmlerinin birçok sahnesi burada çekilmiştir. Özel olarak kesilmiş ağaçlar ve çimler, özellikle ağaçların üzerine işlenen özel motifler göz dolduruyor. O kadar güzel ki fotoğraf çekmeden edemiyorsunuz.

Her iki köprüye de bakan Emirgan Korusu, İstanbul Boğazı’nın panoramik manzarasını sunmaktadır. Buradaki değerli anılarınıza yeni bir şeyler eklemek sizin elinizde.

Emirgan Korusu Tarihi

emirgan-korusu-1
Emirgan Korusu

Tarihi Bizans dönemine kadar uzanan semt, o zamanlar selvi ağaçlarıyla kaplıydı. O zamanlar “Kyparades” (selvi) olarak adlandırılıyordu. 16. yüzyılda Nişancı Feridun Bey araziyi satın aldı. Feridun Paşa Bahçesi olarak bilinen bu alan 1635 yılında Sultan IV. Murat tarafından alınmış ve başkasına verilmiş. Bu kişi Levan Kalesi’nin komutanı Emir Mirgünoğlu’dur. Emir Güne Han veya Yusuf Paşa olarak da bilinir.

Kuşatmanın fetihle sonuçlanmasının ardından IV. Murat, esir aldığı Emir Mirgünoğlu’nu serbest bıraktı. Bu bölgede yaşamasına izin verdi.

Bu olaydan sonra bölgenin adı Emirgüne Bahçeleri oldu. O zamanlar “Mirgün” olarak adlandırılan bölge, zamanla “Emirgan” olarak anılmaya başlandı.

İnsanlar buraya tekneyle gelirdi. Paşa döneminde arsa değeri artmış ve 1871-1878 yılları arasında üç tarihi konak yapılmıştır. İsmail Paşa’nın ölümü üzerine Satvet Lütfi Tozan’a verilen araziye 1940 yılında dönemin belediye başkanı tarafından el konulmuştur.

Bundan sonra park, birkaç yıl vatandaşların dinlenme yeri olarak kullanıldı. 1943’te bir belediye yönetmeliği Emirgan Korusu’nu halka açtı.

2006 yılından bu yana her Nisan ayında düzenlenen Lale Festivali ile cıvıl cıvıl oluyor. Doğanın kış uykusundan uyandığı ve baharın neşeyle geldiği önümüzdeki aylarda Emirgan Korusu’nun büyüleyici manzaralarını kaçırmayın!

Emirgan Korusu Giriş Ücreti

İyi haber şu ki koruya girmek için herhangi bir ücret yok. Tabii yemek hariç. Ayrıca özel aracınızla gelirseniz 0-2 saat için 10 TL otopark ücreti var.

2-4 saat arası park etme 20 TL, 4 saatten fazla park etme 40 TL’dir. Park biletinizi kaybetmezseniz tekrar 40 TL ödemeniz gerekecek. Otopark yaklaşık 400 araç kapasitelidir. Yer bulmak biraz uğraştırıyor.

İspark bünyesinde otopark hizmeti verilmektedir. Kışın 7 TL tahsil edilecektir. Bir park yeri seçmek zorunda değilsiniz. Arabanızı plaja dik uzanan yolun kenarına da park edebilirsiniz.

Tabii hafta sonları ve Lale Festivali’nde kendi aracınızla gitmemenizi tavsiye ederiz. Çünkü yer bulmak neredeyse imkânsız.

Emirgan Korusu Nerede?

İstinye ve Baltalimanı arasında bulunan Emirgan Korusu, adından da belli olduğu gibi Emirgan semtinde yer alıyor. Sakıp Sabancı Müzesi’nin üzerinde, Beşiktaş-Sarıyer Sahil yolunun kenarında çok geniş bir alana yayılmış durumda.

Koru, Emirgan Mahallesi’nin kuzeyinde, Emirgan’ın takriben %40’lık bir alanını kaplıyor. Batıda Reşitpaşa, doğuda İstanbul Boğazı ve kuzeyde İstinye ile komşu.

Emirgan Korusu’na Nasıl Gidilir?

emirgan-korusu-2
Emirgan Korusu

Sahil yolundan Sarıyer’e kadar tüm belediye otobüsleri mevcuttur. Bu otobüslere sahil yolu üzerindeki Bebek, Arnavutköy, Kuruçeşme ve Beşiktaş ya da Eminönü gibi duraklardan binilebilir. Emirgan durağında inip yaklaşık 5 dakika yürüyerek koruya ulaşabilirsiniz.

Emirgan’a gitmek için kullanabileceğiniz bazı İETT hatları:

  • 59RH Rumeli Hisarüstü – Metro İstinye/Hacıosman
  • EL2 Emirgan – 4. Metro (ring) Levent
  • EL1 Emirgan – 4. Levent Metro Ring (EL1 Maslak, EL2 Baltalimanı Yolu’ndan)

Taksim’den gelenler şu hattı kullanabilir:

  • 42T Taksim- Bahçeköy
  • 40T Taksim – İstinye
  • 40 Taksim Sarı

Kabataş’tan geliyorsanız aşağıdaki otobüslere binebilirsiniz:

  • 22 Kabataş – İstinye
  • 25E Kabataş—Sarıyer
  • 22RE Kabataş – Reşitpaşa

Bahçeköy, İstinye ve Sarıyer’den 42T, 40T, 25E ​​veya 40 numaralı otobüse binebilirsiniz.

Emirgan Korusu Ziyaret Saatleri

Yaz Sezonu (Mayıs-Ekim) Kış Sezonu (Ekim-Mayıs)
Açılış: 05:30 Açılış: 05:30
Kapanış: 22:30 Kapanış: 22:00

 

Emirgan Korusu Kahvaltı ve Piknik

Emirgan Korusu’nda piknik yapmak mümkün mü? Burası doğayla baş başa bir piknik için vazgeçilmez bir hediye! Piknik alanına Reşitpaşa’ya bakan kapıdan girilir.

Gelmeden önce bir termos çay doldurup malzemelerinizi getirebilir, yemyeşil bir ortamda kahvaltı yapabilirsiniz.

Dediğim gibi, burada ateş yakılmaz. Botanik eserlerin ve nadide ağaçların korunmasına özen gösterilmiştir.

Masalsı banklardan birine oturup bir yandan çay ve bir şeyler atıştırırken kuşların cıvıltısını dinleyebilirsiniz. Piknik alanına çok yakın bir çocuk oyun alanı da bulunmaktadır. Hafta sonları ahşap piknik masası için yer bulamayabilirsiniz. Bu nedenle erken gelmenizi ve yerinizi garantiye almanızı öneririz.

Korunun tepesine çıkın ve size uygun sessiz bir köşe bulacağınızdan emin olun. Ardından çimlere uzanıp güzel boğaz ve orman havasında pikniğinize başlayabilirsiniz. Piknikten sonra çimlerde kestirmek güzel olabilir… 🙂

Şanslıysanız, pikniğiniz sırasında bir sincap bile görebilirsiniz. Eğlenceli bir görsel şov için ağaçtan ağaca atlayan bu sincaplar, Emirgan Korusu’nun en şirin sakinleri.

Bu arada çayıra basmayı ve yalınayak yürümeyi unutmayın. Özellikle çocuklarla geliyorsanız yalınayak dolaşmalısınız. Yere basmak iyidir. Pozitif enerji verir. 🙂

Kapanış

Sonuç olarak Sarıyer Emirgan Korusu; rengarenk laleler, heybetli manzara ve iç açıcı doğayla çevrili sakin bir mola yeri. Yani Avrupa yakasının incisidir. En az bir günlüğüne betondan kaçın ve Emirgan Korusu’nun büyüleyici manzarası ve gür yeşilliklerine sığının.

Eğer daha önce Emirhan Korusu’na gittiyseniz gezerken yaşadığınız deneyimleri ve anılarınızı bizimle paylaşmak için aşağıda yer alan yorum bölümünü kullanabilirsiniz. Böylece ilk defa gidecek olan okurlarımız da bu nadide yer hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilir. Musmutlu gezmeler diliyorum. 😊

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu